Kara Filmler PDF Books

Download Kara Filmler PDF books. Access full book title Yeni Kara Filmler by Selda Tan Özdemir, the book also available in format PDF, EPUB, and Mobi Format, to read online books or download Kara Filmler full books, Click Get Books for free access, and save it on your Kindle device, PC, phones or tablets.

Yeni Kara Filmler

Kara Filmler
Author: Selda Tan Özdemir
Publisher:
ISBN: 9786055515362
Size: 10.70 MB
Format: PDF, ePub
View: 1369
Get Books


Yeni kara filmler
Language: tr
Pages:
Authors: Selda Tan Özdemir, Mehmet Fatih Çelikkaya
Categories: Film noir
Type: BOOK - Published: 2011 - Publisher:
Books about Yeni kara filmler
Kara film
Language: tr
Pages: 275
Authors: Jennifer Fay, Justus Nieland
Categories: Film noir
Type: BOOK - Published: 2014 - Publisher:
Books about Kara film
Suç Estetiği
Language: tr
Pages: 176
Authors: Gökhan GÜLTEKİN
Categories: Performing Arts
Type: BOOK - Published: 2020-06-01 - Publisher: Hiperlink eğit.ilet.yay.san.tic.ve ltd.sti.
1990’lı yıllarda çocukluğunu yaşayan neredeyse her erkek, oyuncak silahlarla oynadığı günleri hatırlayacaktır. Hatta o dönem çocuklarından biri olan şahsım da dâhil çoğuşumuz, oyuncak silaha bile ihtiyaç duymamışızdır. Dışarıda elimize geçirdiğimiz sopalar ya da bazen ellerimiz olmuştur silahlarımız. Bu oyunlarda bazen ‘kötü’ suçluları, bazen de ‘iyi’ polisleri taklit etmişizdir. Sırt sırta verdiğimiz arkadaşımızla en az üç, en fazla on adım atarak birbirimizden uzaklaşmış, sonra aniden dönerek sözde ona ateş etmiş ve onu oyun icabı; şakacıktan öldürmüşüzdür. Dahası, hem oynayanlar hem de izleyenlerin oldukça güldüğü, eğlendiği, ‘zevk’ aldığı oyunlar olmuştur o yıllardaki silah oyunlarımız. Peki ya biz henüz o yaşlarda hırsızlık, cinayet gibi suçlara, suçluların kötü ya da suçluları yakalayan polislerin iyi olduğuna veya olması gerektiğine dair bilgiye nereden ulaşmıştık? Dahası, oyun icabı olsa bile, “öldün” diye bağırıp gülüşmeyi? Suç eylemlerine gerçek hayatta maruz kalmamış ya da tanıklık etmemişsek, bu sorunun cevabını alabileceğimiz geriye şu üç alan kalıyor: Sanat, medya ve rüyalar. Bunlar arasında da rüyaların, deneyimlerimiz sonucunda oluştuğunu düşündüğümüzde, çıkış yolunu bize sanat ve medya sunabiliyor. Her ikisi de birbiriyle ve toplumsal yaşamla ilişkili şekilde, her yönüyle; türleri, cezası, işlenme ya da engellenme yöntemleri vs. suçun doğasına bakacağımız geniş bir alan bahşediyor.
Izlenmesi Gereken 100 Klasik Kara Film
Language: tr
Pages: 278
Authors: Murat Temizer
Categories: Performing Arts
Type: BOOK - Published: 2000 - Publisher:
Books about Izlenmesi Gereken 100 Klasik Kara Film
SSCB Dönemi ve Bağımsızlık Sonrası KAZAKİSTAN SİNEMASI
Language: tr
Pages: 238
Authors: Lokman ZOR
Categories: Photography
Type: BOOK - Published: 2020-09-04 - Publisher: Astana Yayınları
Kazakistan Sineması’nın tarihini ve ideolojik söylemini ele alan bu kitap üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde ideoloji kavramı üzerinde durulmuş; kavramın ortaya çıkışı, ideoloji tanımları ve ideolojinin tarihsel süreci ortaya konulmuştur. İdeolojinin doğasından ziyade siyasi ideolojilerin rolü ve etkileri üzerinde durulan bu bölümde, etki alanı geniş siyasi ideolojiler genel hatlarıyla anlatılmıştır. Sonrasında ideolojinin sanat ve sinemayla ilişkisi, SSCB ideolojisi, SSCB ideolojisinin sanat ve sinemayla ilişkisi ortaya konulmuştur. İkinci bölümde Kazakistan sinemasının tarihi üzerinde durulmuştur. Kazakistan’da sinemanın başlamasından Stalin’in ölümüne kadarki var olma evresi, Thaw dönemindeki gelişme süreci, sonrasındaki duraklama dönemi ve glasnost-perestroyka politikalarının sağladığı özgürlük evresi SSCB dönemine ait tarihi süreç olarak ele alınmıştır. Bağımsızlık sonrası Kazakistan sineması ise 2018 yılına kadarki gelişmeleri de kapsayacak biçimde tek başlıkta incelenmiştir.
Sinema ve mimarlık etkileşiminin örnek kara filmler üzerinden incelenmesi
Language: tr
Pages: 79
Authors: Ümit Ertem, Yurdanur D. Yüksel (Danışman.), Mimarlık Fakültesi
Categories: Photography
Type: BOOK - Published: 2010 - Publisher:
Books about Sinema ve mimarlık etkileşiminin örnek kara filmler üzerinden incelenmesi
Sinemanın Yüzyılı
Language: tr
Pages: 160
Authors: Giorgio Vincenti
Categories: Art
Type: BOOK - Published: 2015-03-20 - Publisher: Evrensel Basım Yayın
"Sinema gerçekten bir halk gösterisi midir? Bu soru, bütün sinema tarihine damgasını vurur. Seyirci bugün, büyük oranda Amerikan filmlerine yönelmektedir. Diğer yandan sinema tarihi ve kurumlarından da oldukça uzaktır. Genel çizgileriyle bile olsa, ne sinema tarihini, ne de sinema üzerine geliştirilen düşünceler tarihini bilmektedir. Yüzyıl boyunca sanatçıların ve kuramcıların sinema anlayışları hep, gerçeğin, optik-mekanik bir teknikle film üzerinde yeniden çoğaltıldığı, yeniden üretildiği olgusundan yola çıkar...
TERAPİ KOLTUĞU
Language: tr
Pages: 288
Authors: Sherry Amatenstein
Categories: Self-Help
Type: BOOK - Published: - Publisher: KURALDIŞI YAYINCILIK EĞİTİM DANIŞMANLIK LTD ŞTİ
Terapi koltuğu her zaman için ilginç, merak edilen bir yer olmuştur. O koltuğa uzanıldığında ne olur, nasıl olur, neler paylaşılır? Terapistle danışan arasındaki ilişki nasıl ilerler ve sağaltıcı bir sürece dönüşür? Koltuğun sadece bir yanında değil, iki yanında da bulunan kişilerin, hem terapistlerin hem de danışanların bu süreçte olanları, yaşadıklarını anlatan samimi yazılardan, itiraflardan oluşan bu kitap merak edilen hemen her şeye ışık tutuyor. Deneyimli terapistlerin yanı sıra toplumun çok çeşitli kesimlerinden danışanların aralarındaki sınırları ve sırları ortadan kaldıran bu itirafları okurken terapi koltuğunu ve o süreci çok farklı bir şekilde göreceksiniz. Kimseye söylenemeyen en gizli sırların ortaya döküldüğü bu koltuğun korku ve kabuslar kadar umutlar ve özlemlere de yataklık ettiğine tanık olurken, kendi içinize de dönüp bakmak ve anlamak için de bir vesile, bir tür kendi kendine terapi olacak… “Komik ve zekice, sinir bozucu ve yürek paralayıcı, ama en önemlisi, terapist ve danışan arasındaki en özel ilişkinin dürüst ve gerçek hikayeleri; koltuğun iki tarafından da anlatılmış, ama hepsi de kalpten...” –Judith Sills, yazar Hem sevdiğim hem de nefret ettiğim o terapi sürecinden geçen biri olarak, bu kitap daha önce terapi koltuğu deneyimi konusunda okuduğum hiçbir şeye benzemiyor. Ve doğrusu, bu kitabı okumak bana sadece terapi sürecini daha iyi anlamak
Dolu Ağız
Language: tr
Pages: 226
Authors: Halil Gökhan
Categories: Fiction
Type: BOOK - Published: - Publisher: KAFEKÜLTÜR YAYINCILIK
İstanbul'da 20. yüzyıl sonları... Karanlık ve loş bir modaevinde, ünlü modacı Leon Ziya'nın kadın misafiri ile baş başa konuşarak geçen on "günah dolu" gün. Leon Ziya Şehzade, anne bağımlısı, kadınlarla - ve erkeklerle de - arası hiç iyi olmamış yetişkin bir erkek. "Kara sinemacı" Alev İpek, ağzı kötülüklerle dolu bir kadın karakter. Ağzıyla işlediği her türlü günahtan kurtulmak için bir gün celladının kapısını çalıyor. Halil Gökhan, ilk romanı Yedinci (1999) ile başladığı başarılı romancılığına Dolu Ağız ile devam ediyor. Moda, tarih, felsefe, kutsallık, psikanaliz ve kriminoloji kavramlarının bir araya geldiği bu “suç-ceza freski” romanda insan vücudunun en sorunlu uzvu olan ağız, son derece ağır bir tarzla yargılıyor. Bir kutsal kitapta yazıldığı gibi: "Ağıza giren şey insanı kirletmez, fakat ağızdan çıkan şeydir ki insanı kirletir."
Dolu Ağız Triloji
Language: tr
Pages: 244
Authors: Halil Gökhan
Categories: Comics & Graphic Novels
Type: BOOK - Published: - Publisher: KAFEKÜLTÜR YAYINCILIK
Yedinci, Dolu Ağız ve Yeni Sevgili. Bir gün bu romanların yazarı onların aslında birbirinin devamı olduğunu hissediyor ve hepsini bir arada yeniden yazmaya karar veriyor. Romanlar, kişiler, olaylar, hikayeler değişiyor, bir arada olunca. Bir başka okuma, başka bir edebiyat macerası. Dolu Ağız, romanın ikinci cildinde sorun şu: Karanlık bir hekimin diktiği ağız bir daha o suçları işleyebilecek mi? İlk cilt, Yedinci, kara film yönetmenlerini bir askeri darbe sonrasında yabancı bir ülkede bir kütüphaneden kurtuluş için birbirlerine hikayeler anlatmalarıyla başlıyor. Yeni Sevgili. Her karmaşık ve imkansız aşkın arkasında ruhun karanlık yanlarının olduğunu itiraf etmeye yanaştırıyor yazarını. “Ağzımı diktirmek için başvurduğum azılı katiller, rastladığım belalı serseriler de bir hekimin ölümüne mal olan kutsal görevi yerine getirmekte tereddüt etmeselerdi, şu anda burada sizinle konuşuyor olmazdım. Şimdi düşünüyorum da onların tereddüt etmeleri, beni sadece bir cinayete sürüklemedi; zaten her kim olursa olsun insanların belirli bir gayretin üstüne çıkmaktan yoksun yaratılmış olduklarını biliyor olmam beni aynı zamanda başkalarının felaketlerine karşı duyarsız kıldı." Dolu Ağız